Geçen yıl başlatılan ve 9 yeni arkadaşın katılımıyla tamamlanan “Sabancı Genç Yetenek Yetiştirme Programı”na bu yıl 12 öğrencinin katılımıyla devam edilecek. Mezuniyete hak kazanmış son sınıf üniversite öğrencilerinin seçme ve yerleştirme sürecine katılımıyla başlayacak olan program Ağustos ayında sona erecek.
Programın amacı, IT sektöründe kendisini geliştirmek isteyen, kariyer hedeflerini bu doğrultuda belirleyen yeni mezunlara sektörün öncü firması BİMSA’da gelişim ve kariyer olanakları sağlamaktır.
Programın içeriği, Bimsa Genç Yetenekler Yetiştirme Programı’na dahil olan arkadaşlar, 5 ay sürecek bireysel, teknik ve işbaşı eğitim programına katılacaklar. Bu program kapsamında, BİMSA içerisinde görev yapan teknik danışmanlar ve uzman personelimizle birlikte çalışma, devam eden projelerimiz konusunda bilgi alma ve projelerimize katılma fırsatı bulabileceklerdir. Programın içerisinde, katılımcılarımızın potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmaya, iş performanslarını yüksek tutmaya ve onları gelecekte yüklenecekleri sorumluluklara hazırlamaya yönelik gelişim faaliyetleri yeralmaktadır.
Programın sunduğu olanaklar, Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından Sabancı Holding bünyesinde, sektörünün köklü ve öncü firmalarından BİMSA’yı tercih ederek; Türkiye çapında farklı bölgelerde, farklı sektörlerde proje deneyimi kazanabilir, uluslararası projelerde yer alarak en güncel teknolojik gelişimleri takip edebilme ve uygulama fırsatı yakalayabilir, deneyimli çalışanların koçluğu ile kariyerinize yön verebilir, sertifika eğitimlerimiz, bireysel ve teknik eğitim programlarımız ile sürekli gelişim imkanı yakalayabilirsiniz.
Bol şans..
Pardus'un bu yılki staj başvuruları sonuçlandı bir kısmınızın bildiği gibi. Her ne kadar bu defa değerlendirme ekibi içerisinde değildiysem de staj başvuruları geneli ile ilgili -geçen sene yaptığım gibi- bir takım genel bilgiler vermek istedim.
Geçen sene 170 civarında değerlendirmeye değer başvuru varken bu sene değerlendirmeye giren başvuru sayısı 114'te kalmış. Bununla beraber bu rakama ve buradaki bilgilere GSoC başvurularının dahil olmadığını belirtmek isterim.
Elbette başvuruların çok büyük bir kısmı üniversite öğrencilerine ait:

Cinsiyet dağılımı ne yazık ki geçen seneden pek farklı değil. Geçen seneki gibi kadınların erkeklere oranı yüzde on civarında.

Aşağıdaki grafik gönderilen başvurulara eklenen dosyalar için hangi formatların tercih edildiğini gösteriyor. Geçen seneki durumla karşılaştıracak olursanız Doc formatını tercih edenlerin sayısındaki hazin düşüş dikkatinizi hemen çekecektir. Bu arada evet, yanlış görmüyorsunuz: ABW.

Başvuru ile beraber örnek çalışma (kod, tasarım v.s.) göndermenin ne kadar önemli olduğunu tahmin etmek zor değil. Bu sene geçen seneye nazaran örnek çalışma gönderenlerin sayısında muazzam bir artış göze çarpıyor. Bu durumun, bu sene staj başvurusunda bulunan adayların geçen sene başvuranlara nazaran daha bilinçli ve kararlı olduklarına delalet olduğunu düşünmek yanlış olmaz sanırım.

Aşağıdaki grafik adayların bildiklerini söyledikleri programlama dillerini gösteriyor. Dağılım neredeyse geçen senenin aynı. Bununla beraber ODTÜ'de fonksiyonel programlama dilleri anlatan ve materyal olarak Haskell kullanan bir hocamız var sanırım başvurularda gördüğüm kadarı ile, kendisine teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. Bunun yanında söylenecek pek çok şey var genel durum ile ilgili, fakat söylemeye gerek yok.

Pardus stajı için hangi üniversiteden kaç başvuru geldiği de aşağıdaki grafikte yer alıyor.

Aşağıdaki isimler değerlendirme sonunda staja kabul edilen başvurulara ait:
Umuyorum Pardus için en az geçen seneki kadar verimli bir staj dönemi olur. Umuyorum kabul edilen bu isimler bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirir ve en az geçen seneki arkadaşlarımız kadar faydalanırlar. Hepsine başarılar, başvuran herkese teşekkürler.
Pek değerli;
Pardus ekibine hujgeldiniz, sefalar getirdiniz...
From S. Çağlar Onur's blog:
The Pardus Project is pleased to announce that Google has agreed to sponsor five student slots. Congratulations, and welcome to the Pardus community! We are looking forward to the successful completion of the following interesting projects:Student projects will be worked on roughly full time (~40 hours/week) between May 26th and August 18th.
- A System Restore Project for Pardus
by Mehmet Ozan Kabak, mentored by Gökmen GÖKSEL- Pardus CD/DVD/USB Distribution Wizard
by Türker Sezer, mentored by S.Çağlar Onur- Internet Connection Share Module
by Cihangir Beşiktaş, mentored by Pınar Yanardağ- 802.1x support for network manager
by İşbaran Akçayır, mentored by Gökçen Eraslan- PISI - Package Signing Mechanism
by Serdar DALGIC, mentored by Faik Yalçın Uygur
Burada ve buradaki haberlere göre, MySQL’in bazı özellikleri (online backup gibi) yalnızca MySQL Enterprise sürümünde olacakmış. Oracle’ın InnoDB’sinin GPL olmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde bu konularda oldukça gürültü kopacağı aşikar…
Bir güvenlik açığı kapatılmaya çalışılıyordur. Advisory’de yeni sürümünde bu açık giderilecektir yazmaktadır. 3 saat sonra release gelir, ClamAV web sayfasında release için “stable” yazmaktadır ancak denendiğinde API/ABI kırdığı görülür. Bundan dolayı Klamav derlenmez ve çalışmaz. Irc kanallarına gidilir ve bu açık için patch istenir, bir geliştiriciden “bunu şimdi söyleyemem” yanıtı alınır. Ancak gariptir ki 0.93 sürümünde giderildiği belirtilmiştir ve açığı kapatan kod oradadır. Bir başka kişi de yakında SVN’e commit edileceğini söyler ve şöyle bir diyalog gelişir;
[21:11] <Eren> well, I think it’s a common of you that you make changes and release tarball, then commit these changes to svn?
[21:11] <edwi1> Eren: yes
[21:12] <Eren> ?!

İlkini geçen hafta yayınladığımız Pardus 2008 haftalık geliştirme sürümlerinin ikincisi de ftp sunucumuzda yayınladık. Hafta boyunca yoğun bir geliştirme trafiğinin yaşandığı Pardus 2008 deposunun ve Pardus teknolojilerinin son hallerini içeren bu sürümdeki başlıca yenilikler şöyle :
Tabii ki bu sürümün de Pardus 2008′e giden yolda yayınlanan bir geliştirme sürümü olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz : Sistem genelinde farkında olmadığımız bir çok hata olması kuvvetle muhtemeldir - sistemin deneme seviyesinde olduğunu unutmadan kullanmanızı öneririz. Yine benzer nedenlerle Pardus 2008 paketlerinin hiçbiri Pardus 2007 sistemi üzerine kurulmamalıdır - tüm temel araç seti değiştiğinden bu paketler sisteminizin çalışmasını tamamen engelleyecektir..
Kızımla filmini seyrettikten sonra gerçekte nasıl bir şey bu Ratatouille diye araştırırken karşıma çıkan enteresan bir site : Cooking For Engineers. Sloganları da “Have an analytical mind? Like to cook? This is the site to read!”. Seviyorum ben bu geek insanlarını.
Pardus 2008 geliştirme süreci içinde geliştiricilerimiz ve kullanıcılarımız için gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bir adımı daha attık ve haftalık geliştirme sürümleri yayınlamaya başladık. Aslında fikir ve uygulama yeni değil, Pardus 2007 öncesinde de benzer geliştirme sürümleri yayınlamıştık..
Öncelikle artık standart hale gelen uyarımızı yineleyelim :
Pardus 2008 - 20080404 sadece yeni sürüm çalışmaları ile ilgili fikir vermek, yeni teknolojileri denemek ve geliştiricilerin Pardus 2008 üzerinde çalışmasını kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmış bir deneme sürümüdür. Henüz masaüstü kullanıcılarının kullanabileceği bir ortam sunmamaktadır, günlük kullanım için yeterli olgunluğa ulaşmamıştır.
Bu kurulabilir geliştirme sürümünde birçok yeni özellik ve paket var, ilk anda göze çarpanlar ise şöyle :
Pardus 2008 - 20080404 sürümünün farkında olduğumuz ve önümüzdeki süreçte çözmeyi planladığımız bazı hataları da var tabii ki :
Bu kurulabilir deneme sürümü ile birlikte Pardus 2008 ikili paketler depomuzu da kullanıma açtık, ikili paket deposu ile Pardus’daki değişiklik ve güncellemeleri daha kolay takip edebilirsiniz.
Tabii ki bu sürümün Pardus 2008′e giden yolda yayınlanan ilk geliştirme sürümü olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz : Sistem genelinde farkında olmadığımız bir çok hata olması kuvvetle muhtemeldir - sistemin deneme seviyesinde olduğunu unutmadan kullanmanızı öneririz. Yine benzer nedenlerle Pardus 2008 paketlerinin hiçbiri Pardus 2007 sistemi üzerine kurulmamalıdır - tüm temel araç seti değiştiğinden bu paketler sisteminizin çalışmasını tamamen engelleyecektir..
Pardus ekibine katıldığımdan beri pek fırsat bulamıyorum yazmaya. Oldukça yoğun ama bir o kadar da zevkli bir çalışma dönemi yaşıyoruz.
Sorumlusu olduğum Pardus test süreçlerinden bahsetmek istedim biraz. Hem süreçleri çekirdek ekip dışındakiler için biraz daha belirgin kılmak, hem de Pardus Test Takımına ve gelecekteki takım arkadaşlarımıza bir başlangıç noktası oluşturmak için.
Pardus ekibinin her üyesinde görebileceğiniz ortak bir özellik mükemmeliyet takıntısıdır. Bazen küçük bir düğmenin yeri ve işlevi için bile saatlerce tartışabiliyoruz. Ancak Pardus'la ilgili değerlendirmeleri okudukça harcadığımız bu zamanın karşılığını fazlası ile aldığımızı görüyoruz. Pardus Test Takımı da bu mükemmelleştirme sürecinin önemli bir parçası olmak üzere kuruldu.
Ne kadar yetenekli geliştiricilere sahip olursanız olun, tek başına sorunsuz çalışan parçalar bir araya gelince çalışmak konusunda sorun yaratabiliyorlar. Pardus Test Takımının görevi büyük yapbozu incelemek ve onu kusursuz hale getirmek.
Evvel zaman içinde, Pardus 1.0 sürümü öncesinde rootfs in çıkışı ile başlamış test takımı kurma fikri. O zamanki adıyla Resmi Pardus Test Sürecinin (RPTS) kordinasyonunu sevgili Erkan Tekman yürütüyormuş. Lakin zaman içinde iş yoğunluğunun arasında kaybolmuş gitmiş yeni sürümler çıkarken RPTS. Bu gün bu süreç daha geniş bir katılımla ve daha uzun soluklu olarak yeniden canlanıyor.
Yeni test sürecini planlarken önce diğer dağıtımların test süreçlerini inceledik. Kendi çalışma metoçlarımızı gözden geçirdik. Geçmişteki deneyimlerimize dönüp baktık. Sonuçta test süreçlerinin 2 ana bölüme ayrılmasına karar verdik.
Test takımımız şimdilik birinci bölümde bizlere yardımcı olacak ancak süreç ilerledik takımın içinde çıkacak istekli ve tecrübeli arkadaşlarla ikinci bölümü de bir ekip halinde yürütmeyi planlıyoruz.
Birinci Bölüm "Sürüm Öncesi Test Süreci"
Sürüm Öncesi Test Süreci alfa sürümünün çıkması ile başlayan ve kararlı sürüm ile sona eren yaklaşık 30 - 60 günlük bir süreçtir. Bu süreç de Alfa , Beta ve RC sürümleri çıktıkça, test takımımız kendileri için hazırlanan test kılavuzunun yardımıyla dağıtımın temel işlevlerini test edecek ve sonuçları test_takımı listesi aracılığı ile bizimle paylaşacaklar. Liste içinde istenilen bilgilerin tamamlanması ile gerekiyorsa hata takip sistemine aktarılacak hata bilgileri ve burada çözümlendikten sonra hatayı bildiren ve tekrarlayan takım üyelerince çözüm onaylanacak.
İkinci Bölüm "Düzenli Testler"
Bu test süreci yeni kararlı sürümün çıkması ile başlar ve sürüm resmi olarak desteklendiği sürece devam eder. Bu süreçte kendi içinde ikiye ayrılır. "Güncelleme Testleri" ve "İşlev Testi".
Bu süreç için öncelikle, test edilen kararlı sürüm ( örneğin Pardus-2007 ) ve o ana kadar çıkmış ara sürümlerin her birinin ( örneğin 2007.1 , 2007.2 , 2007.3 ) yeni kurulmuş birer versiyonuna sahip olmamız gerekir. Her bir testin ardından tekrar bu temiz kurulumlara ihtiyaç duyacağımızdan bu sürümleri sanal görüntü olarak kurmak ( misal VirtualBox ile ;) ) sağlık ve de sıhhat açısından faydalıdır. Bu sanal görüntüleri güncelleme testlerinde kullanacağız.
Ayrıca her güncelleme sonrasında kararlı depodan güncellediğimiz düzenli güncellenen bir sanal imaja da ihtiyaç vardır.
Süreç genel hatları ile şöyle işler; Test sorumlusu test deposunda bekleyen paketler için bir onay süreci başlatır. Geliştiriciler tarafından onaylanan paketler o anki kararlı depo ve onay alan yeni paketlerden oluşan bir geçici depoya aktarılırlar. Temiz kurulmuş sürümlere bu deponun adresi verilerek sürümler güncellenir. Her güncellenmiş sürüm yeniden başlatılarak temel sistemlerin sağlıklı işleyip işlemediği kontrol edilir. Ardından revdep-rebuild komutu ile ters bağımlılıklardaki kırık paylaşımlı kütüphane dosyalarının varlığı denetlenir.
İşlev testi içinse, kararlı depo ile eş zamanlı güncellediğimiz imaj, test için geçici depodan güncellenir ve güncellenen her bir program tek tek test edilir.
Testçinin bütün program ve kütüphaneleri bütün özellikleri ile test etmesi bilgi, tecrübe ve zaman açısından mümkün görülmediği için test edilecek olan paketler 4 ana kategoriye ayrılmıştır. Kategorizasyon işlemi halen devam etmekte olup yeterince olgunlaşınca wikiye aktarılacak. Bu kategoriler; Detaylı biçimde test edilecek paketler ( ki bunların nasıl test edileceği ayrıntılı olarak belgelenmiştir ) , Standart biçimde test edilecek paketler ( kurulum ve temel çalışma denetimi yapılır ) , Yalnız kurulum testine tabi tutulacak paketler ve Multimedya paketleridir ( Multimedya paketlerininde nasıl test edileceği detaylı olarak belgelenmiştir ).
Bu süreçler Pardus'un dünyada ve Türkiye'de hak ettiği yere gelmesinde önemli rol oynarken bizlere de test takımımızın içinden yeni dostlar ve yeni geliştiriciler kazandıracak. Özgürlük İçin...
Sonunda Google Summer of Code programının yürütücüsü Leslie, mentorların ve öğrencilerin ricasını kırmayarak son başvuru tarihini 7 Nisan‘a kadar uzattı. Bu bir şekilde başvuru hazırlayamamış ya da yetiştirememiş öğrenciler için büyük bir şans
Ben de geçen sene öğrencisi olduğum bu projenin, bir süredir bana gelen e-postalarda sorulan soruları da toparlayarak bir mini SSS’ini yazmaya karar verdim.
Google Summer of Code (ks: GSoC ya da SoC), Google’ın hem üniversite öğrencilerini özgür yazılıma ısındırmak ve katkıda bulunmalarını sağlamak, hem de yaz aylarında eğlenecekleri bir iş yapıp biraz da cep harçlığı (4500 $) kazanmalarını sağlamak amacıyla 3 yıldır yürüttüğü ve şimdiye kadar 1900 proje üretmiş bir organizasyon.
Google Summer of Code’a her sene özgür yazılım dünyasının en prestijli projeleri kabul ediliyor ve bu projelerden herhangi birine katkıda bulunmanın her öğrenci için eşsiz bir fırsat olduğu aşikar.
Organizasyonlardan bazıları: Mozilla, MySQL, Java, Python, Ruby, Gnome, KDE, Debian, GIMP, Gcc ve bu sene kabul edilerek hepimizi sevindiren ve Türkiye’den kabul edilmiş ilk özgür yazılım projesi olma şansını yakalayan Pardus bulunuyor. Diğer organizasyonlar için buraya bakabilirsiniz.
(...)
Yazının devamını okuyun: Google Summer of Code için son şans! (327 kelime daha)
copyleft ~ PINguAR for ..the mythical woman month.., 2008. | Permalink | No comment
Bir süre önce lab'da geliştirdiğimiz sinyal işleme ve analiz uygulamalarında ufaktan Python kullanmaya başladım. İnsanlar pek temkinli yaklaştılar bu fikre, mevzu sinyal analizi olduğunda performans çok önemli bir kriter olduğu için Python kesinlikle bir alternatif olamazdı onlara göre (ama birileri zamanında "optimize edilmiş kod yazıyorum" derken ortaya çıkmış olan ve 60-70 satırlık işi 500 satırda çözen kimsenin dokunmak istemediği C ucubeleri, hatta bütün bioinformatics dünyası kullanıyor olduğu için Perl dahi bir alternatif olabilirdi (bu kadar sinek yanılıyor olamazdı)).
Deliriyorum insanlar ezberden konuştukları zaman, orta yaş ve üzeri insanlar daha çok yapıyor. Performans elbette çok ciddi bir sorun, hele işin içine milyonlarca kez dönen döngüler, 150 boyutlu vektörler, matrisler, yoğun fonksiyon çağrıları filan girince Python, aynı işi yapan C kodundan 100-200 kat daha yavaş çalışabiliyor. Fakat bu demek değil ki Python'un performansın çok önemli olduğu bilimsel programlama dünyasında yeri yok...
Nitekim bilimsel hesaplama işlerinde Python için yazılmış (ya da Python arayüzleri hazırlanmış) olgun kütüphaneler mevcut. Bendeniz bu sıralar SciPy ile pek içli dışlı (dökümantasyon konusunda çok zayıf olsa da istediğinizi yapmanız, biraz kod okumaktan biraz Google araması yapmaktan sıkılmayacaksanız, çok da zor değil). SciPy sayesinde herhangi bir bilimsel hesaplama görevinde kullanabileceğiniz neredeyse tüm yordamlar elinizin altında olduğu gibi "bunlar bana yetmedi, benim şöyle bir şeye ihtiyacım var" dediğiniz performans kritik noktalarda derdinizi C'ye çözdürme imkanı veren weave paketine de sahip oluyorsunuz (hem "anlatmaya çalıştığım şeyi hemen anlatsın", hem de "beni çok uğraştırmasın" kısıtları sonucunda aşağıdaki işlevsiz örneği veriyor olmaktan dolayı utanç duyuyorum):
#test1.py
x, c = 10000, 0
for i in range(0, x):
for j in range(0, x):
c += 1
print c
#test2.py
from scipy.weave import converters
from scipy import weave
x = 10000
code = """
int i, j;
long c = 0;
for(i = 0; i < x; i++)
for(j = 0; j < x; j++)
c++;
return_val = c;
"""
print weave.inline(code, ['x'],
type_converters=converters.blitz,
compiler = 'gcc')
Bu arkadaşları çalıştırdığımız zaman performans farkı çok net bir şekilde görünüyor:
meren@pardus-cerm ~ $ time python test1.py
100000000
real 0m30.333s
user 0m30.203s
sys 0m0.106s
meren@pardus-cerm ~ $ time python test2.py
100000000
real 0m0.740s
user 0m0.657s
sys 0m0.036s
Yazdıkları kodun profilini inceleyip nerede neyin performansı sıkıntıya soktuğunu bulacak kadar işini bilenler için extension yazmaktan çok daha az acılı bir çözüm bence. Öte yandan extension kaçınılmazsa onun da kolayı var (önceki denemelerimden birisini buraya koydum, Python bilenler neler döndüğünü hemen anlayabilirler).
İlgilenenlere duyurulur.
PS: Bu arada mevzu Python, performans filan iken Gürer'in bir kaç saat önce bağlantısını gönderdiği bir video'yu da paylaşayım: YouTube Scalability.
Buradaki (ingilizce) haberde görebileceğiniz gelişme (rss'leri topluca okumak için erteleyince böyle geç de olsa) özetle şudur: Flash videolar DRM kontrollü yayın yapılabilir hale getiriliyor... Özgür bir çeşitlemeye olan ihtiyaç bu durumda daha da acil hale geldi.
Açık kaynak kodlu, özgür bir Flash alternatifi olan Gnash de 5 Mart'ta beta sürümü olarak 0.8.2'yi yayınladı... Haydi Gnash!
Pardus projesi ayağa kalktığından beri kimi zaman hüzünlü vedalara sahne oluyor bloglarımız... Yaşamın getirdiği dönemeçlerde bizden "tam zamanlı" anlamıyla savrulup biraz uzağa çekilen, sonra dayanamayıp öteden beriden gene işin ucuna yapışan geliştiricileri selamlıyoruz yılda bir iki kez...
Bu, bir hüzünlü veda yazısı değil. Tüm o yazılardan sonra olup bitenler hakkında birazcık daha somut bilgi verebilmek amacıyla, gidenler nasıl bıraktılar yerlerini hatırlamak için yazılan bir yazı...
Son aylarda, herkes merakla 2008'i beklerken, arada bir dönem oldu ki, biz de 2008'i merakla beklemeye başladık. Kafalarımız karışmış, herkes her işe (kimi zaman yaptığımız gibi) koşmaya başlamıştı. Tabii bu günler kısa sürdü ve herkes birbirinin pozisyonunu sağlamlaştıracak, yapılan işi destekleyecek şekilde toparlanmakta gecikmedi. Yani Scotty ışınladı bizi, ışın kalkanlarını açtık, herkes yerini aldı. Ancak o sırada fark ettik ki, biz vedaları sevmeyiz diye kimi yerleri boş bırakaduralım, proje sürmek için o koltuklarda bir ağırlık istiyor... Ki zaten projenin en sevdiğimiz tarafı, herkes yerini kendi kendine buluverdi.
Bahadır, bir süredir geliştirme sürecinde ortaklık ettiği Gürer'in ayrılışını takiben o görevin tamamını çekip çevirmeye başladı. Olup bitenleri siz de Çomar 2.0'la göreceksiniz... (Eli biraz koda yatkın olanlar geliştirme ağacında hali hazırda görüyordur da...
Gökmen bir süre önce devralmış olduğu Yalı'yı yeni bir ana sürüm hazırlığında baştan aşağı düzenlemeye koyuldu, hızını alamadı qt4 ile yazmaya başladı, ortaya ilginç bir Yalı çıktı. Ağ yöneticisinde de otomatik kablosuz tanıma gibi güzel özellikleri zaten görmüştük. Şimdi hazıra konma Gökmen, ağ yöneticisi daha çok özellik bekler diyoruz, o da acı acı klavye başına çöküyor...
Gökçen, İsmail'in işleyişini pek güzel tasarlayıp yürüttüğü güvenlik bayrağını devraldı. *-kit uygulamaları için entegrasyonlar, KDE geliştiriciliği gibi meziyetlerin doğal sonucu herhalde, kan çekiyor...
Pınar arayüz konusundaki deneyimini yeni tasarımcılarımızdan Gökhan'la birleştirip bir Kaptan yaptı ki, niye sadece bir kere çalıştırdığımızı düşünüp hayıflanıyorum. Pardus'a özel bütün yönetim yazılımlarında Pınar'ın yeni katkılarını göreceğiz 2008'de...
Pardus'un alamet-i farikasının mimarı Umut'un yeni işleri ve yine tasarım ailemize yeni katılan Banu'nun yeni simge setini de 2008'de görebileceğiz...
Fatih, sessiz haliyle hiç çaktırmadan hem xorg ailesinin entegrasyonu hem de ilk günden beri çok hayrını gördüğümüz xorg.py (ve yeni ya da kod adıyla zorg.py) yaklaşımını bir almış, monitörler ve diğer görüntü aygıtları ailesinde ilk çıktığımız günlerdeki gibi, akranlarımızın bir adım önüne zıplayıvereceğiz gibi görünüyor. Yürü be Fatih diyorum tüm kalbimle, gerçekten acaip bir şeyler oluyor ekranlara!
Sevgili Ozan'ın ne yaptığını bir süredir anlayamıyordum, meğer böylesi sinsi bir altyapı, yaşanmadan anlaşılmıyormuş. 2008'de yerel yazıcı desteği konusunda gerçekten çok mutlu dakikalar bizi bekliyor. (Daha önce birisi bana program yazmayıp, arkaplanda otomatik yapılandırma yaptığını söyleseydi ya... Printer takmam gerekeceğini ne bileyim ;) [smilyden anlamayanlara:şaka, şaka..]
...ve tabii görevleri baştan beri çok değişmemiş olan, bu nedenle azıcık tuhaf bir gülümsemeyle aramızda dolaşan diğer sevgili dostlarımız...
Faik, kendi teknolojilerimizin geliştirme süreçlerini yönettiği 'teknik direktörlük' görevine ek olarak gerçekten inanılmaz hızlı çalışan yeni bir PiSi sürümünün verdiği gevrek bir gülüşle kitaplarının arasına gömülüyor molalarda... Çağlar depoları birbirine katıp sonra keyifle piyanosunun başına oturuyor korku filmlerinde şatosunda org çalan şeytanlar gibi... Onur donanımların, videoların, oyunların ve ekran kartların dünyasından pek dışarı çıkamadığı için kendisini göremiyoruz, gören varsa söylesin onu çok özledik, arada kendine de vakit ayırsın...
ve 2008'le ilgili son haber de, yeni sürüm yöneticimiz, asabimiz, amcamız, Dedemiz: Ekin Meroğlu... Kök dosya sistemlerinden, yine övgü dolu incelemelere konu olacağını umduğumuz pırıl pırıl bir sürüme giden yolda bir adım önümüzden geçerek, en amca haliyle hepimizi azarlamaya doyamayacak takım kaptanımız bu kez Ekin...
Ah... Serbülent, unutmadım seni... Serbülent de, deponun sağlıklı işlemesiyle ilgili test süreçlerini yürütüyor. Özgürlükİçin.com camiasındaki gönüllü test ekibimiz ve Serbülent bu süreci iyice rayına oturttuklarında bugüne dek bir iki kişinin telef olması pahasına yürüyen kararlı ve performanslı uygulamalar iddiamız, bir camia tarafından başarıyla sürdürülüyor olacak...
...ve çalar saat mesaiyi haber verir, rüya biter... Hadi, madem herkes biliyor ne yapacağını, koşun, camia sürüm bekler!
hamiş: Bir de GSoC'a kabul edilmiş olmamız var ki... Tadından yenmez... Zaten geçen sene ki muhteşem staj sürecini gölgede bırakacak yeni bir senenin geldiğini düşünerek heyecanlanıyorduk, bir de paralel olarak iki staj programı birden yürütebiliyor olacağız... Mutluyuz, gururluyuz...
Tüm kullanıcılarımızın ve meraklıların Pardus 2008'i dört gözle beklediklerinin farkındayız. Geliştirme çalışmalarımız son hızla devam ediyor. 2008 kök dosya sistemi ile ilgili gelişmelere buradan ve buradan erişebilirsiniz. Çok yakın zamanda pencerelerimiz de çalışmaya başlayacak.
Pardus 2008'e ulaşacak yolun hayli kısaldığını söylemek mümkün. Buna paralel olarak organizasyonel olarak yapmamız gerekenler de var, ve bunlarla da ilgileniyoruz. Son proje toplantımızda bu konuda önemli bir aşama kaydettik: Sevgili Ekin'i Pardus 2008 Sürüm Yöneticisi seçtik. Kök dosya sisteminden son ürüne giderken ve sonrasında depomuzun üzerinde Ekin'in sevecen diktatörlüğü hüküm sürecek.
Pardus teknolojilerinin geliştirilmesi işini gözeten, eşgüdümü sağlayan ve ana geliştiriciler ile birlikte yöneten Teknik Direktör'ümüz sevgili Faik de diğer akıncı grubunun önünde yürümeye devam edecek.
Tüm geliştirici, katkıcı ve kullanıcılarımızdan Ekin ve Faik'e bu zorlu görevlerinde destek olmalarını rica ediyorum. Hayırlı olsun...
We're proud to announce that Pardus Project has been selected as a mentoring organization for Google's 2008 Summer of Code program. Thanks to Google for considering us worthy to be a part of this organization among other mainstream distributions like Debian, The Fedora Project, Gentoo and openSUSE. This is a giant step towards to our dream about being one of the best Linux distributions, and we made that in less than 2 years :).
So if you are interested in writing open source code, contributing Pardus Project, getting paid for your work and being a part of this wonderful organization over the summer, apply now!...
We already have outlined some project ideas on our SumerOfCode2008Ideas page. Give us a shout if you have any questions about the info there. We're also curious to hear alternative ideas about how you'd like to contribute to Pardus.
Good luck to all mentoring organizations and applicants, we look forward to working with you!...
Google'ın meşhur aktivitesi Summer of Code 2008 resmen başladı. Bu yılın en büyük artısı ise listede Pardus'un bulunması :)
Pardus commit listelerini takip edenler bu sabah Pardus 2008 deposundaki hareketliliği farketmiştir - X.org ailesi depoda yerini almaya başladı.. Fakat yayınladığımız ilk rootfs’den beri temel sistemde o kadar çok değişiklik oldu ki, bu değişiklikleri elle yaparak temel sistemi güncel hale getirmek bayağı karmaşık olmaya başladı.. Biz de bu paketleri güncel taban sistemimiz üzerinde derleyip denemek, 2008 üzerinde geliştirme yapmak isteyen geliştiricilerimiz için yeni bir rootfs hazırladık. Bu rootfs’deki yeniliklerin başlıcaları şöyle :
Pardus 2008 - RootFS 0.21′i buradan indirebilir, kurulum için bu adımları takip edebilirsiniz. Rootfs’i oluşturmak için kullandığımız paketler ise burada.
Biz bir dahaki sefere yepyeni YALI ve X.org’umuzla kurulabilen bir geliştirme sürümü hazırlamak için çalışmaya geri dönüyoruz, görüşmek üzere…
… Geçen seferki uyarılarımızı tekrarlamayı da unutmayalım : bu kök dosyasistemi, sadece sistem ve geliştirme araçlarını içeren bir mini taban sistemdir ve konsol seviyesinde paket derlemek dışında herhangi bir amaca hizmet etmez. Masaüstü kullanıcılarının ihtiyacı olan hiçbir yazılımı içermemektedir, geliştiricilerin üzerinde çalışması amacıyla oluşturulmuştur - dolayısıyla kurulması ve kullanılması birçok müdahale gerektirmektedir. Bu kök dosya sistemi henüz karşılaşılmamış bir çok hatayı içeriyor olabilir, sistemin deneme seviyesinde olduğu unutulmamalıdır. Aynı nedenlerle Pardus 2008 taban istemini oluşturan paketlerin hiçbiri Pardus 2007 sistemi üzerine kurulmamalıdır - tüm temel araç seti değiştiğinden bu paketler sisteminizin çalışmasını tamamen engelleyecektir..
Geçen hafta KDE’nin 4.0.2 sürümü duyuruldu. Ish de 4.0.2 için pisi paketlerini hazırlamış, ben de hızlı download için Pardus sunucusuna yükledim. Buradan indirebilirsiniz.
Ve tabii ki, herşey at your own risk =)
gezegen, Parduscopyleft ~ PINguAR for ..the mythical woman month.., 2008. | Permalink | 4 comments
Durdum durdum, 2004 yılının Mayıs ayından bu güne değin Pardus hata takip sistemi nde neler olup bitmiş diye merak edenler için bir şeyler yapayım dedim
Bugzilla'dan verileri toplayacak sonra da güzel güzel plot'lar oluşturacak bir betik yazdım üstün körü, ortaya aşağıdaki grafikler çıktı. Geliştiriciler ve takipçiler grafikleri okuyup kendi yorumlarını getirecektir muhakkak, fakat ben Bugzilla'nın durumunun fena olmadığını düşündüm grafikler gelince karşıma. Pardus 1.0 Alpha'nın duyurulmasından sonra meydana gelen 250 hatalık sıçramayı çok iyi kotarmış olmamıza rağmen Pardus 1.0'ın çıkışının ardından ipin ucunu biraz kaçırmışız, sonra da yakamız pek bir araya gelmemiş, olur, icabında hepsi çözülür.
İlk grafik raporlanan, kapanan ve açık kalan hataların aylara göre gidişatını gösteriyor:
Aşağıdaki arkadaşımız ise hataların kapatılma nedenlerine dair:
Merak edenler için dipnot: Doktora tarafında işler pek leziz. Yakında nanomanipulation / biosensing konularına da değinen bir makale yayınlamayı planlıyoruz; bir sonraki aşama da küçük askerle .. neyse. Siz bu adamları izleyin, bu konu hiç açılmadı sayalım.
Edit: Evren Esat Özkan, yukarıda bağlantısını verdiğim ve şu sıralar Türkiye'deki Internet kullanıcılarının tıklasalar da ne yazık ki ulaşamayacakları video'yu bir diğer video paylaşım sitesinde bulmuş.
Geçtiğimiz yaz ayları boyunca Pardus ofisine gelerek, okul müfredatlarındaki zorunlu stajı gerçekleştirirken, projenin de çalışanları olan arkadaşlarımızın katkıları bize büyük bir ivme kazandırmıştı.
Bu yaz da, proje kapılarını yine stajlarını Pardus'ta yapmak isteyen öğrencilere açıyor. İmzalı paket altyapısı, PTSP yönetimi gibi kurumsal ihtiyaçların yanında, internet paylaşımı, ağ yöneticisinden bluetooth, Ad-Hoc vb. desteği sağlanması ya da Açılış Yöneticisine iyileştirmeler, parmak izi okuyucusuyla ya da Akıllı Kart'la giriş yapılmasını sağlamaya yönelik yenilikler gibi bir çok önemli teknolojinin geliştirilmesinde görev alacak stajyer adaylarının yanı sıra, Pardus'la ilgili önerilerin ya da Pardus seçkilerinin paylaşılabildiği iki farklı web arayüzüne yönelik web programcısı adaylarına ve bu sene ilk kez mühendislik alanının dışına çıkarak film yapımcılığı üzerine okuyan iletişim, sinema, tasarım öğrencilerine yönelik Pardus Tanıtım Filmi hazırlamaya yönelik bir çok farklı konuda staj yapma olanağı sunuyoruz.
Ayrıntılı bilgilere http://www.pardus.org.tr/staj adresinden ulaşabilirsiniz... Son başvuru 18 Nisan Cuma mesai bitimi... Çok hızlı bir değerlendirme yaparak takvimi bir an önce hayata geçirmeyi planlıyoruz... Staj sayfasını ve orada önerilen, değerlendirme yazılarını okuyarak başvurularınızı hazırlamanızı tekrar hatırlatırız...
Özgür Yazılım Vakfı (FSF) web sitesini değiştirmiş, rengârenk bir şey olmuş. Sitenin yıllar içinde gelişimine göz atarsak, birilerinin RMS‘ nin dikkatini başka bir şeye çekip geliştirmeyi gizlice yaptığından şüpheleniyorum. Ayrıca sitenin inşasında (yine) Plone kullanıldığını da not düşeyim.
Uzun zamandır ortada yoktum, ama 2008′in ilk gününden beri aksatmadan her gün birşeyler yazdığım/koyduğum bir yer var. Dün 2.ci ayını doldurdu, geri kalan 306 gün için çekecek farklı birşeyler bulup (sıkılmayıp) devam ettirebilirim umarım =)

copyleft ~ PINguAR for ..the mythical woman month.., 2008. | Permalink | 7 comments
Pardus 2007′den 2008′e geçerken Pardus’un neredeyse tüm temel bileşenleri güncellendi, dolayısıyla Pardus 2008 üzerinde çalışacak geliştiricilerimiz Pardus 2008 taban sistemine ihtiyaç duymaya başladılar. Taban sistemin üzerinde çalışılabilecek hale gelmesiyle birlikte geliştiricilere özel bir kök dosyasistemi hazırladık : bu dosyasistemi tüm system.base ve system.devel paketlerini, yeni kernel’i ve geliştiricilerin en çok kullandığı iki aracı - vi ve subversion - içeriyor. kernel-debug ve kernel-source paketleri ise boyutları nedeniyle kök dosyasistemine dahil değiller, bu paketler ve kök dosyasistemini oluşturan diğer tüm ikili paketler şu anda burada, kök dosyasistemi ise şurada.
Pardus geliştiricileri, bu kök dosyasistemini ayrı bir disk bölümüne veya sanal bir makineye kurarak kullanabilecekler - aşağıda kök dosyasistemini sanal bir makineye kurmak için gerekli adımları listeledik. Tabii ki prensipte aynı adımları izleyerek gerçek bir disk bölümüne kurmak da olanaklı, fakat gerçek bir sistem kullanan geliştiricilerimiz disk ve bölüm isimlerini kendi sistemlerine göre düzeltmeliler.
Yeni kök dosyasistemini kurmak için gerekli adımlara geçmeden önce tekrar hatırlatalım : bu kök dosyasistemi, sadece sistem ve geliştirme araçlarını içeren bir mini taban sistemdir ve konsol seviyesinde paket derlemek dışında herhangi bir amaca hizmet etmez. Masaüstü kullanıcılarının ihtiyacı olan hiçbir yazılımı içermemektedir, geliştiricilerin üzerinde çalışması amacıyla oluşturulmuştur - dolayısıyla kurulması ve kullanılması birçok müdahale gerektirmektedir. Bu kök dosya sistemi henüz karşılaşılmamış bir çok hatayı içeriyor olabilir, sistemin deneme seviyesinde olduğu unutulmamalıdır. Aynı nedenlerle Pardus 2008 taban istemini oluşturan paketlerin hiçbiri Pardus 2007 sistemi üzerine kurulmamalıdır - tüm temel araç seti değiştiğinden bu paketler en iyi ihtimalle çalışmayacak, büyük ihtimalle diğer paketlerin çalışmasını da engelleyecektir.
Şimdi, Pardus 2008-RootFS 0.1′i kurmaya başlayalım…
# fdisk /dev/hda # mkfs.ext3 /dev/hda1 -m 1 -L PARDUS_2008
ilk adımda diskin tamamını kaplayan bir bölüm oluşturun ve çıkın.
Dikkat ! Sisteminizdeki gerçek bir disk bölümünü kullanacaksanız yukarıdaki komutlarda geçen disk isimlerini ona göre düzenlemeyi unutmayın !
# mkdir target # mount /dev/hda1 target
# wget [ftp/sftp/....]
# cd target # tar -jxf ../pardus2008-rootfs01.tar.bz2
root (hd0,0) kernel (hd0,0)/boot/kernel-2.6.24.2-87 root=LABEL=PARDUS_2008 vga=0x317 mudur=language:tr initrd (hd0,0)/boot/initramfs-2.6.24.2-87
b tuşuna basarak sisteminizin açılmasını sağlayın - herşey yolunda gittiyse sisteminiz açılacaktır.
# grub-install /dev/sda --recheck
Dikkat ! Sisteminizdeki gerçek bir disk bölümünü kullanacaksanız /boot/grub/grub.conf içeriğini sisteminize uygun şekilde düzenlemeyi unutmayın ! Sisteminizde halihazırda kurulu bir GRUB varsa yeni kök dosyasisteminizi kurulu önyükleyicinize eklemelisiniz.
# reboot
ECMA ve Microsoft’un OOXML’in ISO standardı olarak kabul edilmesi sürecinde yediği nanelerin haddi hesabı yok. Bu seferki öykümüz, Avustralya’dan.
Bilmem hatırlar mısınız, bundan yaklaşık bir yıl kadar önce Microsoft’un Wikipedia’daki OOXML ve OpenDocument maddelerini kendi ürününü övecek şekilde düzenlemesi ve değiştirmesi için Rick Jeliffe’e para ödediği ortaya çıkmış, ortalık epey bir karışmıştı. Şimdi o Rick Jelliffe’in Cenevre’deki OOXML toplantısına gidecek Avustralya komitesine üye olduğu ortaya çıktı…
Bu arada, buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Türkçe Wikipedia ve PardusWiki’de bir süredir OOXML ve OpenDocument maddelerini sevgili Akın Ömeroğlu ile birlikte yazıyoruz. Microsoft Türkiye’den konuya hassasiyetle eğilmesini ve mağduriyetimizi gidermesini saygıyla arz ediyoruz…
Sevgili Akın, “ECMA’dan Dersler” serisinin birincisi ve ikincisini eğlenceli bir dille anlatmıştı…. Buyrun, benden üçüncüsü:
Portekiz’in OOXML’e dair oyunun belirleneceği ayna komite toplantısına katılmak üzere toplantı salonuna gelen IBM ve Sun Microsystems temsilcileri kapıdan geri çevrilirler. Portekiz ayna komitesi başkanı (aynı zamanda Portekiz Microsoft ofisi yöneticisi!) IBM ve Sun temsilcilerine “Kusura bakmayın” der, “Size içeride oturacak sandalye kalmadı…”
İnanmazsanız, buyurun buradan yakın…
Bu arada “OOXML’e Hayır!” kampanyamıza katılabilir, 25 Mart günü TSE’ye iletilecek olan bildirimize imzanızı koyabilirsiniz.
Bus 007 Device 007: ID 0451:60c5 Texas Instruments, Inc.
Başlamadan önce yanınızda bu adaptör ile verilen cd bulunmalı eğer yok ise buradan indirebilirsiniz.
İndirdiğimiz dosyayı bir dizine çıkarttıktan ya da cd mizi bilgisayarımıza yerleştirdikten sonra, konsole açıp sudo pisi it ndiswrapper komutunu vererek kuruyoruz. Sıra geldi sürücümüzü sisteme kurmaya.
Sıkıştırılmış dosyayı açtığımız dizini açarak F4 tuşuna basıyoruz, açılan konsolda su komutu ile root haklarını aldıktan sonra ndiswrapper -i TUSB1150.INF komutunu veriyoruz ve bize installing tusb1150 ... dediğini görüyoruz.
ndiswrapper -l komutu ile yüklü sürücüleri kontrol edebilirsiniz. Eğer buraya kadar doğru yaptıysanız alacağınız cevap aşağıdaki gibidir.
[#]>ndiswrapper -l
tusb1150 : driver installed
device (0451:60C5) present
Bundan sonra modülün (ndiswrapper) sisteme eklenmesi için (yine root hakları ile) modprobe ndiswrapper komutunu veriyoruz.
iwconfig komutu ile Wireless Usb Adaptörümüzün sisteme bağlandığı adı (genellikle wlan0 olarak görünür) buluyoruz.
Gerisini zaten network manager ile hallediyoruz.
PS: İşleme başlamadan önce sisteminizi güncellemeyi unutmayın...
Daha önce bilöker'de, boykot işler mi konusunda bilgi/ima karışımı bir yazıyı 2006 Ekim ayında yayınlamıştım. Daha önceki bazı haberlere ve o günün tartışmalarına atıfta bulunarak bir boykot bugün ne denli işlevsel diye sorgulamıştım.
Hem bu bağlamda, hem de alanı dışında gerçekleşen bir boykot kapsamında, bugün de aynı soruyu yinelemek gerekiyor. Bir ufak farkla: Bir politik duruşun varlığı!
ScriptumLibre.org Foundation, TrendMicro için bir boykot çağrısı yayınladı. Kampanyanın temelde hedef aldığı problem, TrendMicro'nun, bugün Pardus'ta ve çoğu GNU/Linux dağıtımında tercih edilen ClamAV programının, Barracuda Networks firması tarafından kullanılma yönteminin, kendi patentlerini ihlal edecek biçimde kullanılmasına karşı bir dava açmış. Davaya karşı tepkisini "Barracuda Networks, Özgür/Açık Kaynak Kodlu yazılımları, TrendMicro'nun patent tehdidine karşı savunuyor" başlığıyla yayınladığı bir basın bildirisinde Özgür Yazılım Vakfı (FSF)'nın hukuki konularda sözcüsü Eben Moglen'in "Patent kavramının yazılım konularında istismar edilmesine karşı, birleşik bir savunma gerçekleştirmemiz gerekiyor. Barracuda Networks gibi firmaların bu konuda özgür yazılım camiasıyla ilişkileri sıkı tutması çok olumlu bir adım ve biz de üzerimize düşeni yapacağız" şeklindeki açıklaması alıntılandı.
FSF, LKD gibi üyesi olduğum, özgür yazılım camiasının çeşitli ölçek ve muhataplar karşısındaki resmi organizasyonları, bu boykot çağrısını destekliyor.
Bence, özgür yazılım camiası içinde TrendMicro gibi bir firmanın ürünlerine yönelik önemli bir tüketici kitlesi olmayacağı için boykot çağrısı, anlamlı bir pratik karşılık bulamayacak.
Öte yandan, politik olarak bir tavır alma gerekliliğine, camianın bu konudaki deneyimsizliği, beceriksizliği ve naifliği göz önüne alınınca, Moglen'in sözleri, TrendMicro'ya karşı bir tavır olmaktan çok öteye hitap ediyor ve tam da bugün edinilmesi gereken bir tavra işaret ediyor.
Tüm özgür yazılım camiası olarak, birbirimizi bu konularda yalnız bırakmayacağımızı, yazılım patentlerinin, yazılım mühendisliği ve bilişim/bilgisayar bilimlerine ilişkin önemli bir saldırı olduğu konusundaki tespitimizin gerektirdiği tavrımızdan geri adım atmayacağımızı göstermemiz gerekiyor.
Bu bağlamda, aslında ekonomik olarak bir yaptırım gücümüz olmayacaksa bile, TrendMicro'ya uğraştığı firmanın tek başına Barracuda Networks ya da ClamAV olmadığını, bütünüyle özgür yazılım camiasını karşısına almayı göze alması gerektiğini göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.
Üstteki görüntüye tıkladığınızda, sizi (henüz doğru düzgün bir yerelleştirme/uluslararasılaştırma yapılamamış olsa da) boykotla ilgili ana buluşma noktasına taşıyacak. Bu sözlere, ilkelere inanıyorsanız bu sanal pankartı taşımak bile bir katkıdır... Özgürlük için...
Alexey Pajitnov, Sovyet Bilimler Akademisindeki çalışmaları sırasında, bir Электроника 60 kullanarak bir program yazdı. Yıl 1985.
Sovyet hükümetinin (o dönem ki algıyla halkın olarak da nitelendirilebilir) fikri mülkiyeti dahilinde üretilmiş olan işbu program, bundan tam yirmi yıl önce sovyetler'den batıya ihraç edilen ilk yazılım oldu.
Kısaca ELORG olarak bilinen ( Elektronorgtechnica) Sovyet Yazılım ve Donanım İhraç Bakanlığı tarafından savunulan haklar uluslararası ticareti pek iyi kıvıramayan Sovyetlerce henüz kimseye verilemeden, onu keşfeden İngiliz yazılım firması Andromeda, yazılımı Spectrum HoloByte'a satılıvermiş.
Yıllar sonra Sovyetler'in dağılmasıyla özelleştirilen Elorg, bugün onu ünlü eden Pajitnov'un yönetiminde, yazdığı o efsane yazılımın haklarını yönetmeye devam ediyor.
Bugün haklar ve diğer konularda hangi yöne gitmiş olursa olsun bu yazılım ve firma, tanınmışlığı, yaygınlığı, sınır tanımazlığıyla o yazılım sözcük anlamıyla halkın oldu...
Çoktan tanımışsınızdır: Tetromino Tennis'in kısaltması olarak tanımlanan Тетрис, yani Tetris.
Dünyaya açılalı 20 yıl oldu. Geçtiğimiz gün "acaba sovyetler bilgisayar/yazılım olarak ne kullanıyordu?" diye başlayan bir konuşmanın sonunda edinilen acaip bir bilgi...
Burada yazan habere göre; “Kalabalık gruplar halindeki insanlarla koyunlar arasında davranış biçiminde fark yok.”
Bu habere bu şiir yakışmaz mı?
DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
1947
Nâzım Hikmet
Senaryomuz şu: İnternetten erişebildiğimiz bir sunucuda, bir sürü dizine dağılmış büyük hacimli fotoğraflar var. Grafik arayüzü ağdan kendi makinamıza alamayacağımız bir bağlantı hızındayız ve olsa da bu durum başka etkenler gerektirebiliyor (bulunduğumuz yer de, sunucu da her portu kapalı birer güvenlik duvarıyla birbirinden izole vb.) dolayısıyla bu dizinleri birer Simpleviewer galerisine çevirmek için, Airtights Interactive'in önerdiği server-side (sunucu tarafındaki) otomatik çözümlere ihtiyaç duyuyoruz...
Öte yandan, söz konusu çözümler otomatik olmakla birlikte işin yine de anlamlı büyüklükte kısmını bizden istiyorlar ve sunucuda olmayabilecek bazı diller ya da modüller kullanıyorlar...
Böyle bir durumda akla gelen ne olur? Haydi bir python betiğiyle bunu çözelim...
rc4simpleviewer bir otobüs yolculuğunda böyle doğdu. Sevgili Gürersan ve caglar10ur'un yol göstermeleriyle, Ekin ve Onur'un destekleriyle pişti ve ilk programım olarak proje deposunda yerini aldı. Aman aman bir iş yaptığı yok, ama yukardaki senaryo ile karşılaşırsanız ve Python yüklü bir (herhangi bir unix benzeri sistemin güncel sürümünde illa ki Python vardır, Mac dahil bizde bir de imaging modülü -pil gerekli ama o da yaygın) sunucu ile uğraşıyorsanız işinizi görecektir.
Betiği fotoğrafların olduğu dizine koyup çalıştırdığınızda simpleviewer 1.8'i indirip, bize gereken dosyaları çıkarıp, size bir dizi soru yöneltecek. Bu sorulara verdiğiniz yanıtlara uygun biçimde galeriyi oluşturup, fotoğrafları gereken şekilde düzenleyip yerleştirecek ve siz o dizine tarayıcıdan erişmek istediğinizde, Ta-ta! galeriniz hazır...
güle güle kullanın... (Senaryonun asıl sahibiyle İngilizce konuştuğumdan ve bu güzel flash galerisini üreten insanlarla da bu çözümü paylaşmak istediğimden herşey İngilizce, soruların Türkçe kopyaları da olacak ilk fırsatta...)
Şömbik resimdeki nesnelerden hangisidir? (yanıt için resme tıklayın)
Gömülü sistem yada sessiz bilgisayar için anakart arayışlarındaysanız, size EPIA CN serisini önerebilirim. Ucuz ve etkili. Pardus ise "standart ekran modu" seçeneği ile sorunsuz kuruluyor :D
Sahte Rakı var bir de, hem de Yavuz Çetin'den. Tadından yenmez.
Geçtiğimiz aylarda hatırlayacağınız üzere, dünyanın en eski kentlerinden biri olan İstanbul’da plansız programsız kazısı yapılan (vallahi şaka değil!) metro inşaatı yüzünden, “sanat tarihçisi” belediye başkanımızın M.S. 1302 tarihinde inşa edilen ve üzerinde hâlâ o günkü Cenevizli ailelerin armasını taşıyan Yanık Kapı’yı yıkmayı ya da yerinden söküp başka bir yere taşımayı planladığını yazmıştım hatırlarsanız…
O günlerde Rai Uno (Rai 1) ekibiyle birlikte çektiğimiz belgesel, İtalya’da ama özellikle Cenova kentinde büyük bir yankı uyandırdı. Nasıl olmasın ki? Cenova’nın en önemli mahallelerinden birinin adı bugün Galata; Amerika kıtasını keşfettikleri için gururlanan Cenova kentinin dünyaca ünlü deniz müzesinin ismi “Galata Deniz Müzesi“!
Her neyse, Cenova belediye başkanı ve İtalyan Dışişleri Bakanlığı’nın öncülüğünde, İstanbul’un bu önemli tarihi değerinin korunması için yapılan üst düzey diplomatik girişimler sonucunda, (Atlas dergisinin katkılarını anmadan olmayacak) İstanbul’un Ceneviz Surları kurtuldu!
Gazeteci olmakla gururlanacağım güzel anılardan biri olarak yer edecek bende bu…
Bu güzel haberin üzerine bir şarkı patlatmadan olmayacak :)…
Ufakken okulun koridorlarında koşarak hızlanıp sonra aniden durup kayar mıydınız? Belki de halen yapıyorsunuzdur. Geçen haftasonu yolda yürürken, bir çocuk dikkatimi çekti. Kaygan olmayan bir zeminde, kaldırımda, ayağında spor ayakkabıları ile kayıyordu. Yakından bakınca marifetin ayakkabılarda olduğunu gördüm. Spor ayakkabılarının topuk kısmına yakın yerine tekerlek koymuşlar. Uçlarına ağırlık vermediği zaman kayabiliyor, verdiğinde de duruyor. Bu ayakkabı modelini geliştiren kişi ya çocukluğunda bu şekilde kaymayı seven biri olmalı ya da çocukların bu işi çok sevdiğini gözlemleyen birisi. Hoş bir fikir.
James Webb Young, fikri, eski unsurların yeni birleşimi olarak tanımlıyor. [1] Fikir üretebilmeniz için (more…)
KDE4 Türkçe yerelleştirme ekibi olarak çalışmalarımızda epeyce yol aldık. Derken KDE'nin 4.0.1 sürümü duyuruldu .
Yeni sürümün kaynak paketleri burada . Elcağazımızla derlediğimiz ikili paketler ise burada .
Ekran görüntüsü de verelim...
Not: Kurallar (kenp yasaları) hâlâ yürürlüktedir, özellikle madde 1 :P
Pardus'un yıllanmış, demlenmiş ustalarından Onur Küçük'le şahsen tanıştıysanız bilirsiniz... Onur sessiz bir insandır. Özellikle pardus-kullanıcıları listesinde harcadığı uzun zamanlar nedeniyle, bu aracı kullanmayı yeğleyenlerin aklına yerleştiğine emin olduğum imzasını motto edinmiş, feyz almaya odaklanmıştır... "Bilgi konuşur, bilge dinler..." Konuşmakta acele etmez sevgili Küçük... ve bazen beni çileden çıkarırcasına susar! Söylemesinin çok anlamlı olduğu konularda da susar! Bunun taze bir örneğini, özgürlükiçin projesi kapsamında değerlendirilebileceğini düşündüğüm bir öneriyi tartışırken yaşadık... Özetleyerek (atarak) alıntılıyorum:
Löker: Malum, hepimizde var, hafif deliyiz... ya da nerd diyelim gavurcadan ödünç terimle... bir işi üç kere yapacaksak, beş kerelik emeği harcayıp da bash/python betiği yazmak, konsol açıverip de işleri otomatikleştirivermek yapmazsak duramadığımız bir eylem... diyorum ki, psp'ye video kodlamak, ipod'a arşiv bindirirken 'yahu nasıl olsa sokakta dinleyeceğim, yerden kazanayım' diye ogg/flac'larımızı 128/variable tekrar kodlamak gibi işler için hepimizin kullandığı farklı çözümler var... Gelin bu güçleri bir yerlerde birleştirelim, birbirimizin çözümlerini, püf noktalarını öğrenelim, paylaşalım...
Onur: Bu arada merge isteğine yazmıştım, gördün mü, mencoder'ın profil desteğini epey geliştirmiş durumdayız...
Löker: Gözümden kaçmış abi, anlatsana şu işin aslını...
Onur: Türker (Sezer) mencoder'da öntanımlı yazıtipi belirlenmediği için altyazıların otomatikman gömülmediğini fark ederek çözüm aramaya başlayınca, bir süredir var olan ama çok kullanışlı olmayan profil desteği de gözüme çarptı. Biraz elden geçirip, günümüzdeki ihtiyaçlara uyarlamaya girişince ortaya şimdiki sonuç çıktı.
mencoder -profile psp -o falanca.mp4 dediğinde video dosyası psp'nin ihtiyaç duyduğu standartlara göre hazırlanıyor. Bu normalde, akılda tutması zor bir seri sayıdan kullanıcıyı kurtaran bir şey. Üstelik mplayer/ffmpeg gibi uygulama/kütüphanelerin sürümleri değişince bu konudaki parametrelerde değişikliker yaşanabiliyor. Kullanıcıya bir profil kullanmayı öğretmek daha doğru ve çağdaş bir çözüm.
Löker: Eh abi, harika bir fikirmiş gerçekten, peki bu gelişmeye kaç profil dahil etmiş olduk biz bugün?
Onur: 29 çeşit video için hazır tanımlarımız var, mencoder -profile help komutuyla tam listeye ulaşılabilir. Burada sözü geçen yüksek kalite vb. ifadelerin karşılıkları da /etc/mencoder.conf dosyasında tutuluyor. Kullanıcılar hata takip sisteminden bu konuda iyileştirme önerisi girerek "falanca video tipini profil olarak eklemek faydalı" dediklerinde pakete ek yapmaya çalışıyorum. Önerilerin mevcut profillerden biraz daha farklı olması, örneğin "mevcut bir profilden sadece basit bir parametre farklı" olmaması, teknik olarak doğru olmasını tercih ediyorum, bu sürecin tamamında da listeyi çok kalabalıklaştırmadan işlevsel tutmaya çalışacağım.
Löker: E peki, çok kişisel bir isteğimiz var, sistem genelinde bir yapılandırma önermek istemiyoruz. Nasıl ekleriz kendi bilgisayarımızda bu alana yeni bir profil?
Onur: Ev dizinindeki .mplayer dizini içinde mencoder.conf dosyası oluşturmak uygun bir çözüm yaratabilir. Örnek dosya olarak /etc/mplayer.conf alınabilir. Buradaki dizim kurallarına göre bakmak gerekli...
Löker: Ah Onur ya, şunları daha sık anlatsan, bu bilgileri daha çok paylaşsak ya...
Onur: :)
hamiş: özgürlükiçin.com adresinde bu tip konularda püf noktaları sadece tarif eden değil, uygulayan çözümleri de paylaşalım önerime olumlu bazı tepkiler geldi, önümüzdeki günlerde bu konuda bazı adımlar atabiliriz... Pardus dediğimiz bir tek 2007, 2008 değil ya...
TİB, Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hazırlar, 21. yüzyıla yakışır bir şekilde, İnternet üzerinden başvuru imkanı sunar...
Web programlama meraklıları için bir süpriz yumurta ile...
(Farketmeyenler için ipucu: CAPTCHA)
* İnsanlar Dışındaki Canlı/Cansız Varlıklar Tarafından Okunamayan Yazıların Güvenlik Amacıyla Web Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çıkarsalardı, güzel olmaz mıydı?
Sonradan eklenen not: Bahsi geçen yasa ile ilgili bir yazı yazacağım, ama önce avukatımla konuşmalıyım.
Burada yazan basın duyurusuna göre, dünya GSM devi Nokia, Trolltech‘ i satın alıyor. Bana kalırsa çok acayip gelişmelerin habercisi bu. Buradan Nokia ve Trolltech’ in açık kaynak kod caimasına yazdığı açık mektup okunabilir. Nokia’ nın pazardaki hakimiyeti ve pazarlama gücünün Trolltech’e, dolayısıyla QT’ ye, dolayısıyla tüm açık kaynak kod dünyasına bir hareketlilik getireceğini düşünüyorum. Internette okuduğum bazı yorumlar Nokia’ nın sadece QTopia ile ilgilendiği ve QT’ nin asıl büyük avantajlarını ıskalayabileceği yönünde. Hatta Nokia’ nın QT’ nin büyüsünü bozacağını düşünenler de var. Bekleyip göreceğiz, umarım QT ve KDE kullanan herkes için eğlenceli ve güzel bir şeylerin başlangıcı olur.